Search
  • Utku Perktaş

MENAPOZUN EVRİMİ ÜZERİNE YENİ DÜŞÜNCELER: Katil balinaların yaşam döngüsünden öğrendiklerimiz...


Ovaryumu olan her canlı için menapoz hayatın bir gerçeği olmuş. Görünüşte sıradan, belki de kaçınılmaz bir durum. Aslında menapoz biyolojik açıdan nadir bir durum; hiç bir biyolog bunun nedenini tam olarak açıklayabilmiş değil. Sadece üç farklı tür geç dönemlere kadar doğurganlıklarını yaşıyor: insan, katil balina ve kısa yüzgeçli pilot balinalar. Bu türler arasındaki ortak noktanın ne olduğunu anlamak menapozun neden vuku bulduğunu açıklamaya yardımcı olacak nitelikte sonuçları ortaya çıkarabilir.

Katil balinalar üzerine Current Biology'de henüz yayımlanan bir çalışma, anne ve dişi yavrular arasındaki üreme çatışmasının menapozun evriminde önemli bir rol oynadığını öneriyor. Kuzeybatı Pasifik'deki katil balinalar hakkında yaklaşık 40 yıllık veriyi analiz eden araştırmacılar, anneler ve onların yavruları olan dişi bireylerin anneleriyle aynı zamanda ürediklerinde, yaşlı dişlerin yavrularının daha yüksek ölüm oranına sahip olduğunu keşfetmişler.

Dişi katil balinalar yaklaşık 15 yaşında üremeye başlıyor ve 40'lı yaşlarında üremeleri durduruyor. Ancak, bu balinalar 90 yaşına kadar yaşayabiliyorlar. Yaşamlarının 2/3'sini yavru doğurmaksızın geçiriyorlar. Evrimsel perspektifte bu pek mantıklı görünmüyor. Çünkü uzun yaşamlarında katil balinaların daha fazla yavru üreterek genetik miraslarını yavrulara aktarması evrimsel bakış açısı içinde beklenen bir durum olabilir.

Katil balinaların sıra dışı demografik yapısı genç dişilerin üreme açısından çok rekabetçi olduklarını göstermiş; bu durum da yaşlı dişilerin üreme açısından ne kadar maliyet ödemek zorunda olduklarını ortaya koymuş.

Katil balina grupları anaerkildir. Yani, oğulları ve kızları hayatları boyunca anneleri ile yaşıyor, ancak babaları ile birlikte yaşamıyor. Dişiler doğduklarında göreceli olarak erkek bireylerle daha az iletişim içinde oluyorlar, çünkü babaları çevrelerinde kalmıyor. Ancak bir dişi üremek istediğinde, onun erkeklerle ilişkisi artıyor, çünkü erkekler onlarla birlikte kalıyorlar.

Genç dişiler daha fazla erkekle ilişkide oldukları için, araştırıcılar bu dişilerin doğal gruplar içinde başarıya daha zor ulaştıklarını; dolayısıyla, rekabet süresince daha fazla kaynağa yatırım yaptıklarını, kendi dölleri için tek başlarına daha fazla besin tutmaya çalıştıklarını ve diğer grup üyeleriyle daha fazla kavga ettiklerini öne sürmüşler. Ancak, yaşlı dişiler grup içine daha fazla gen sağladıkları için besin ve deneyim konusunda rekabetçi değil, daha paylaşımcı durumdadırlar.

Bu hipotezi test etmek için 200 balinaya ait 43 yıllık verinin analizi gerçekleştirilmiş. Bu veri setleri çalışmanın en güçlü yanı olmuş. Araştırıcıların ortaya koyduğu sonuç da, erginliğe ulaşan genç dişilerin kendi gruplarıyla daha ilişkili olduklarını ve anneleriyle birlikte grup içinde ürediklerini göstermiş. Ancak, yaşlı annelerden doğan genç bireylerin çoğu, genç annelerden doğanlara göre daha az yaşamış ve 15 yılı tamamlamadan ölmüş.

Bu çalışmayı gerçekleştiren araştırmacılar, çalışmadan elde ettiği bilgiler ışığında, üreme çatışmasının insanlardaki menapozu da şekillendirdiğini düşünüyor.

Günümüze kadar menopoza ilişkin birçok fikir ortaya atıldı. İnsan toplumları için en yaygın olarak kabul gören fikir, üreme yaşının tamamlanmasından sonra yaşlı bireylerin genç bireylere yardım amaçlı hayatta kalmasıydı. Ancak, bu çalışmadan sonra, genç bireylere yaşlıların yardımı açıklaması menapozun evrimini açıklamak için küçük bir nokta olarak algılanabilir. Araştırma grubu ise şöyle düşünüyor: Sadece kazançlara değil, üremeye devam ederseniz maruz kalacağınız masraflara bakmak zorundasınız.

Kaynak: Reproductive Conflict and the Evolution of Menopause in Killer Whales


51 views

© 2016 by Utku Perktaş

  • blue_white_shadow
  • download
  • academia
  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon